İnsanlar doğar-büyür-ölür denklemi vardır biyoloji derslerinde..İnsanlar neyle doğar? Neyle büyür? Nasıl Ölür? bunu yazmazlar ilkokul kitaplarında..Bunun dersini kendi kendine yaşıyarak öğrenirsin..
Doğdunuz gün başlarsınız hayata ve ölünceye kadar o derse girmek zorundasınızdır..Kaçmak veya geç kalmak yoktur..Öğretmende öğrencide sizsinizdir..Kendi kendinize öğrenirsiniz yaşamayı.
İlk ders vucudunuzu kontrol etmektir..Destek alırsınız fakat bir yere kadar..
Hayat sizi ilk başta süründürür yerlerde adına emeklemek derler..Ve insan hayata sürünerek başlar..
Ardından size “anne” “baba” gibi basit ama ileride değerini anlıyacağınız kelimeleri öğretirler..
Konuşmaya başlarsınız ve bu sizin yaptığınız en büyük hatadır..Çünkü ilerde başınıza ne gelirse “hep bu dilim yüzünden” dersiniz.
Ve iyice büyürsünüz..Sonra yürüme hevesi sizi koltuk kenarlarından başlatır hayata..Aldığınız ilk destektir sizin hayatınızdaki.Ben ayaklarımın üzerinde durabiliyorum dersiniz fakat yanılırsınız..Çünkü hayat olmadık yerde size çelme takıp süründürebilir..
Bir hevesle başlarsınız ilkokula..Elinizde beslenme çantaları,suluklar ve emek emek ciltlediğiniz kitaplarınız..Ardından aileniz elinizden tutar ve üstünde “T.C MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI XXX İLKÖĞRETİM OKULU” yazan bir yere götürürler..Çok heyacanlısınızdır..Herkesin size övüp övüp biteremediği yerdesinizdir..İlk gün “Ali ata bak” derler sadece bakarsınız..Binemezsin veya sevemezsiniz..O ata bakarak başlarsınız..
“Işık ılık süt iç” derler ve sütü sıcak içemezsiniz..Çünkü ağzınız yanar..Ve size hayatın gerçekleri yavaş yavaş öğretilir..”Jale bu JANDARMA”..Size askeri polisi gösterirler..Bunlardan korkun dercesine..
Okumayı öğrenirsiniz..Ve bu okuma size “pembe süslü kağıtlara” yazdığınız ilk aşk mektuplarını okurken lazım olacağı içindir..Yoksa bir faydası olmayacaktır..Sonra yazmayı öğrenirisiniz ve o mektupları artık siz yazabilirsiniz..
Bir gün önce izlediğiniz bir filmdeki duyguları kopya çekersiniz..”Seni polatı sevdiğim kadar seviyorum” gibi kelimelerle başlayan mektuplardır bunlar..Ardından bir o kadar heyacan ve korkuyla kıza verirsiniz..Genelde öğretmenler yakalar ve dahada korkarsınız..Hatta ilk göz yaşlarınız dökülür gözlerinizden..Öğretmenim lütfen babama söylemeyin dercesine..
“Baba korkusudur” bu..Dayak yemesenizde karne hediyesi bisikletin olmamasıdır bu..
Ardından büyürsünüz büyürsünüz..Aşk ilk mektubunuzdaki gibi değildir aslında..Acıdır ve ilk acıyı yaşarsınız bir kıza aşık olduğunuzda..
Veya yaşadığınız ilk mutluluktur..Çünkü bu hayatta kalbi sizin için atan başka biri vardır.
Ardından hevesle başladığınız okula gitmemek istersiniz.Bir hevesle yazdığınız mektuplar artık sizin içinizi kanatır..Ve hayat size bir kez daha ben varım der.
Liseye geçersiniz..Hayatınızın en çılgın dönemidir..Çıkmak,yatmak vs gibi kelimelerin favori olduğu dönemdir.İlk günlerinde ilkokul çocukluğunuzu bırakıp lise sonlardan hayat dersleri almaya devam edersiniz..Dersler zorlaşır ve “kaçmak” kelimesi ilk defa o zaman kullanılır..Hayattan kaçmakdır bi kere bu..
Ardından bir kız,bir kız derken aşkı ararsınız,sevmeyi,mutluğu..Ve bulduğunuz zaman birşeyler olur..Bu sefer üzüntüyü,ilk sigara içmeyi,alkolü,ağlamayı bir kez daha hatırlarsınız..
Ve lise bittiğinde artık devletin size verdiği bir özgürlük vardır..”18 Yaşından Büyükler” yazan her yere girersiniz..
Cebinizde kredi kartları,altınızda küçükken bilgisayarda oynadığınız arabalar ve yanınızda kızlar..Ne güzel dersiniz ama hayat dersi tam bitmemiştir..Çünkü ölüm geldiği zaman zil çalacaktır..
Ardından üniversite maratonu başlar..Öss-kpss veya diğer sınavlar hayat dersinin bir tür vizeleridir bunlar..Tıpkı aşk,sevgi vizesi gibi..
Ve üniversite biter..Hayat’ın ikinci dönemi başlar..İşte o küçük sürüngen varlık bir insan olmaya adaydır..
"Hayat Dersi" bu yazı 10 Haziran 2009 tarihinde saat 18:12 sularında "Kişisel Yazılarım" kategorisinde yayınlanmış olup "Beyaz" tarafından yazıldığı sanılmaktadır..Ve sayaçların yaptığı açıklamaya göre 75 kere okunduğu söylenmektedir..Ayrıca
1 Yorum Yazılmıştır Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?

Çok güzel yazmışsın hayat işte naparsın