Küçükken hınn,hınn dediğimiz ve içimizin gittiği :D Hatta direksiyonun oturup çalışmayan arabanın direksiyonunu çevirmeye her erkek çalışmıştır illa :)
Bende küçüklükten bugüne aşırı derecede bir araba meraklısıyım diyebilirim :) Yanlız öyle lux araçları takip etmek yerine araçların daha çok yapabileceklerine bakıyorum :)
Küçükken pederin yanında öğrendiğim (5.sınıfta) hatta arabayı ilk kullandığım sıralarda babama “müdür bey sizin araba kendi kendine gidiyor” gibisinden laflar duysam da boyumun kısa olmasını aldırış etmeyip sürdüm hın hınımızı :)
İlk olarak tempra’yla başlamıştı..Peder bey’de fazla araba alışkanlığı olmasada sıfır alıp 5-6 sene binip satıyor :) İlk yozgat bira fabrikasının içinde 4 kişi bizim arabayı kaçırmıştık :) Tabi 6-7 yaşlarındaydık..Ben kontağı çevirmiştim arkadaş alttan gaza basmıştı ve birimizde direksiyondaydık..Tabi arabayı bira kasalarına çarparak durdurmuştuk :)
İlk kaçırma hikayem buydu tabi..Ardından ilkokul 5 te Karaman Alkol Fabrikasında boş alan çok olduğundan haftasonları peder bey öğretmişti araba sürmeyi..
Neyse liseye geçtiğimiz de artık bizim için vazgeçilmez bir araçtı araba..Az kaçırmadım o zamanlarda :) Tabi peder bey anlıyordu ama kızmıyordu..Biliyordu arabayı çok iyi kullandığımı ama kanun adamı olunca izin vermiyordu normal olarak ehliyetimiz olmadığı için..
Hatta lisenin konvoyunu düzenlediğim de sabah babamın işe arabayla gitmemesi için elimden geleni yapmıştım :)
O gün sabah 7 den akşam 5 e kadar araba bendeydi..Tabi hayatımın ilk kazasını da o gün yaptım :) Konvoy da o kadar hız o kadar salakça araba kullandığımı hatırlamıyorum :) Hızı bir tarafa bırakın artık iş tamamen şansa kalmıştı..Her viraj azraile giden bir yoldu sanki :)
Yanlız komedi tarafı da o kazaydı..O kadar hız yaptım hiçbirşey olmadı ama normal bir kırmızı ışıktayken “Sürücü Kursunun” alıştırma sahasındaymışız meğer..Aceminin biri geldi vurdu :) Daha doğrusu şeridimden giderken salak önüme kırdı bende sol kapısından girdim :) Şimdi ehliyette yok napıcaz :) Mecburen kaçmayı seçtik ve kaçtık..
Baya bir aksiyon dolu bir gündü ve megane’nın ön kabortası plastik olduğundan yırttım :) Bir yumruk ve yıkama sonucunda eski haline dönmüştü tampon..
Neyse araba konusunda ehliyeti almadan önce çok fazla hız merakım vardı..Öyle birşeydi ki el freni ve patinaj hayatımızın vazgeçilmeziydi..Pederin değimiyle “Bu lastikler ve fren balataları senin eserin” lafıyla güldüğüm anlar çoktu :)
Ardından ehliyeti aldık ama akıllandık.Hız yine var ama eskisi gibi değil.Ayrıca araba sürmeyi çok seven benden başka insan bulunmaz herhalde :) Sigaramı,kolamı bide altıma sağlam bir araç verin (gaza basınca yamulmayan cinsten) her yere giderim :)
Ayrıca bugüne kadar çoğu arabayı kullandım ve test ettim :) Ama genel de elimin altında pederin emektarı megane duruyor :) 2006′da sıfır çektiğin de daha bi güzeldi ama yine de güzel gidiyor :)
Aslında tam bir öğrenci arabası :) 1.5 dci motoru sayesinde 100 km’yi 10-15 ytl ye geziyorum (tabi kendi cebimizden gittiği için deviri 3 binin üstüne geçirmiyorum :D )
Bu arada drift konusunda iddalıyımdır :) Kaza yapmaktan veya ölmekten korkmadığım için istediğiniz ortamda kapışabilirim :D Tabi arabasına göre :)
Şimdi bunu niye yazdım diye düşünüyorum da o kadar geziyoruz arabayla da günlüğümüz de yeri yokmuş :) Onu yok saymak olmaz diye ekledim kıymızı meganemı :D
Aha ben ve kıymızı meganım :D

baya heycanlıymış :D