Az önce haymi’nin sitede okuduğum ve hoşuma giden bir yazıyı paylaşmak istedim..
Yazıyı buraya alırsak..
Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
“Ol” der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgâr alır götürür bulutu, rüzgârın oyuncağı olur.
Rüzgâr olmak ister bu kez. Ona da “Ol” der Tanrı.
Rüzgâr her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Her şey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan esen burdan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…Sırtında bir acı ile uyanır….
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..Kaderini sev, belki bu en iyisidir….
Nedir bu kader derseniz..Tanrının bize çizdiği yoldur..Ve hayatımız boyunca diğer adıyla alın yazımızı yaşarız..
Bazen sorulur ki bende çok sormuşumdur kendime bu soruyu..Kaderimiz yani yapıcaklarımız belliyse biz niye yaşıyoruz diye..Ama sonradan anlıyorum ki çoğu sorunun cevabı yok..
Ve öyle bir kaderim var ki bu kadar şey alnıma nasıl yazılmış hayret ediyorum bazen..
Güzel bir hayatım var..Yani bu hayatta tatmam gereken birçok duyguyu tattım..Ama tatmak istemediğim duyguları da tatmak zorunda kaldım..Misal aşk güzeldir dedim yaşadım..Ama kaybedince aşk acıdır dedim kaçmaya çalıştım..
Hani bir söz var ya “Kaderimizse çekeriz Yeter ki ip kopmasın “ diye..Benim iplerim bugünlerde birşeyler sıyırmaya başladı..
Kader,Kader,Kader sen keşke sadece kız adı olarak kalsan..Ya da söylesen bize neler olacağını biz ona göre yapsak?
Dünyanın adaleti bu işte..Küfür etmiyoruz boşuna adaletini sikim dünya diye..Bilsek keşke olacakları..Keşke bilsek birini sevdiğimizde onun bizi gerçekten sevmediğini..Veya anlasak saklı kalan duyguları..Yaşasak hayatı doya doya..Olmaz mı kader? Neden hep sen bize kader değil de kaza oldun?
Napalım dünyanın adaleti bu..Kaderimizse çekicez mecburen..

yazı hoşmuş.keşke olacakları bilsek dedin de o zaman yaşamın bir heyecanı kalmaz ki.örneğin gideceğin üniversiteyi önceden bilsen, hayatını nasıl idame ettireceğini bilsen bence hayatın hiç heyecanı ve anlamı olmaz.
bu arada kader işleri derin mevzular.çok düşünürsek kafayı yeme ihtimali ortaya çıkabilir :)