İstediği konuyla ilgili detaylı bilgi:
Fikre mi aşık olunur görünüşe mi , biz beğendiğimiz bedenler içine hayal ettıgımız ruhları yerleştiriyoruz ama bu hayal ettiğimiz ruhlar o bedenler içinde yaşayamıyor böylece aşkı öldürüyoruz..
Az önce “teknoali” arkadaşımızın benden yazmamı istediği bir yazı varmış..Bende cümleyi okuyup aklımdan geçenleri biraz saçmalamak istedim..
—–
Hayaller bizim hayat gemimizin kaptanıdır..Onlar doğrultusunda yaşarız ve onlar olmadığı zaman üzülür,olduğu zaman mutlu oluruz..Tıpkı bir çocuğun bisiklet isteyip de alındığında dünyanın en mutlu olması gibi veya o bisikletini yani hayalini kaybettiğinde oturup ağlaması gibidir..
Hiçbir insan bir insanı görünüşüne göre gerçekten sevmez..Görünüşüne göre sevmek insanın içindeki egoları tatmin etmektir bana göre..Yani bir sevginin rengi,cinsiyeti veya kaşı,gözü olmaz..Sevgi kırmızıdır derler oysa sevgi beyazdır..Sevgi içinde her rengi barındıran ama hiçbir renk olmayandır tıpkı beyaz gibi..
Her insan tıpkı parmak izi gibi farklıdır..Herkes bir olaydan farklı paylar çıkartabilir..Aşkta öyledir..Kimisi az sever,kimisi çok sever muhabbetidir aslında bu..
Örneğin çok sevdiğiniz ve hayallerinizi yaşattığınız bir insanla sizin için hiçte önemli olmayan hatta tenezzül edip söylemediğiniz bir durumdan dolayı ayrılabilirsiniz..
Bu fikir ve düşünce ayrımıdır..Yani ben şimdi derim ki aldatan insan affedilir?,giden geri döner..Veya sevgi unutulmaz..Bunlar benim için geçerlidir başkaları için belkide hiçbir anlam ifade etmez..
İnsanlar her zaman sevdikleri şeylerin kendi düşünceleriyle aynı olmasını isterler..Yani ben dışarıya çıkmıyorsam o da çıkmasın gibi kıskançlık,güvensizlik gibi duygular adı altında bunu yansıtırlar..
İşte o duyguları bizde içimizde her insan gibi taşırız..Örneğin sevdiğiniz bir kızın başka bir erkekle gezmesi normal olarak garipsenmez..Ama bu kişi sevdiğiniz biri olduğu zaman sizin zorunuza gider ama söylemezsiniz..Burada gurur vs gibi duygular devreye girer..
Bu yüzden o içinizde büyüttüğünüz hayaller artık o kişi için değildir..Tıpkı şu an benim içimdeki hayaller gibi isimsizdir..Buna neden olan ise dediğim gibi o kişinin sahip olduğunuz değerlere veya sizin hayat geminizdeki rotanıza uymamasıdır..
Aşk tek kişiliktir ve asla ölmez..Mutluluk 2 kişiliktir..Aşk dışardan ölebilir ve saklayabilirsiniz belki hayallerinizi ama asla ama asla içinizde öldüremezsiniz..Sadece öldü görünür..Bunun sebebide hayatın ve hayallerin size verdiği öfke ve acıdır..
Tıpkı iğne-çuvaldız hikayesi gibidir bu..Sizin ona batırdığınız bir iğne size çuvaldız olarak geri dönmektedir..Ve o gün anlaşılır ki aşk hiç bitmeyecektir ve sonsuza dek boğazınızla kalbiniz arasında kalıcaktır..Asla ağzınızdan çıkmayacak ve her yutkunduğunuz da o çuvaldız kalbinize saplanacaktır..
İnsan hayal dünyasındaki sevdiğine aşıktır..Ve o şablonu her zaman bir kıza uydurmak ister..Bu her zaman daha doğrusu hiçbir zaman olmaz..Bu yüzden aşk öldü görünür..
——
Kafam iyi değildi k.bakma tam kuramadım cümleleri :)

"hoşumuza giden bedenlerin içine hayal ettiğimiz ruhları yerleştırip adını aşk koyuyoruz ama hoşumuza giden bedenlerde bizim yetiştirdiğiniz ruhlar hayat bulmuyor , ölüyor."
bu konuyu gerçekten bununla çok güzel yorumlamışsın abi. teşekkür ederim , ben almam gerekine fazlasıyla aldım :)
La Beyaz niye benim istediğim konuyla ilgili yazmadın bakayım heee! :D :D Yok abii yok eşitsizlik var burda :D Dışlanıyorum resmen :D
ne istedin de yazmadım kanka :D
Bi düşün bakayım canım! :D Teee nerelerden isteğimi dile getirdim :D Ama yok işte :D
beyaz kızlara çok yüz verme len!