Romantizm Ve Ben?

750 gün önce Beyazıt tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Gören herkes diyor ki böyle piç ruha sahip bir insanın içinde nasıl böyle bir kalp var..Veya sen nasıl yazıyorsun böyle yazıları diye..

Ki bende halen anlıyamadım nasıl yazıyorum bu kadar cümleyi ve nasıl tutunuyorum hayata bu kadar soruna rağmen..

Ben önceden çıktığım tüm kızlara şöyle derdim..”Benden sakın romantizm bekleme bilmiyorum..” Evet bilmiyordum..Ve nefret ederdim şu mesajlardan..Hatta çok dalga geçerdim…Derdim ki ulan bu mesajları bu insanlar hangi akılla birbirine atıyorlar..

Ve bir gün bir kızla çıkmaya başladım..O zamanlar çok yakın arkadaşımdı ve üzülmemesi için yanında olmuştum..O gün ikimizde bilmeyerek bir kaç duyguyu yaşadık beraberce..Ben yine o bendim..Sadece “aşkım seni seviyorum” cümlesini kurabilecek romantikte bir insan..

Ne bir hediyeden anlayan (halen anlamam) nede ince ruhlu biriydim..Ve hakketten o zamana dönüp kendime baktığımda “piçin tekisin lan” sen diyorum..

Bir gün sabah uyandığımda telefonumda up uzun bir mesaj vardı..”Günaydın bitanem” le başlıyan ve kızın içini dökmesine sebep olan up uzun mesajlar..O gün orada verdiğim cevap kısacıktı..Oysa kız bana saatlerini vermiş bir şeyler yazmıştı..

O gün anladım ki gerçek aşk benim değil onun hissettikleriymiş..Biz aşkı çocukluk dönemlerinde beraber kafeye gidip,sinemaya gidip,el ele yürüdüğümüz sokaklarda zannetmiştik..Oysa aşk kalpteymiş o gün anladım..

Doğal olarak her insan üzülür..O gün o kız üzülmüştü orada ve muro’nun dediği gibi nalet olsun şu içimdeki insan sevgisine dedim ve özür dilemek adına aynı mesajı yazmaya çalıştım..

O gün gülmüştüm kendime “napıyorum lan” ben diye..Öyle bişeydi ki internet’te yüzlerce aşk hikayesi ve elimde bir kalem..Atıcağım mesajı yazıyordum..O gün şu an 5 dakikamı bile almıyacak bir mesajı bir gece de yazdım..Ve anladım ki orada yazılanları yazmadan önce hissetmek gerekmiş..

Derler ya hani bir olayı yaşamadan başkasına anlatmak zordur diye..İşte tam o sözün olduğu andı o an..

Ve ertesi gün 14 şubat nedeniyle karanlık bir yerde soğukta baş başa kalmıştık..O gün bana gözlerimi kapatmamı ve içimden neler geçtiğini anlatmamı istedi..

O gün veya o an öyle şeyler söylüyordu ki dilim..Ben bile kendimden şüphe etmeye başlamıştım..Saçmalamıyordum ama içimdeki gizli Sezen Cumhur Önal çıkmıştı aslında..Öyle şekspir gibi dökülmese de beni anlatmaya yetiyordu cümleler..

Ve o günden sonra hep böyle devam etti..Anlattıkça içimden geçen denizler,okyanuslar görünmeye başlamıştı artık..Ve artık duygularımın tam olarak karşılığını bulamasam da yazıyordum 2-3 satır..Derken her gece atılan mesajlar veya telefon konuşmaları..

Bir aşkın yüzünden öğrenmiştik bu kadar yazmayı çizmeyi..

Benim gibi teknoloji manyağı biri mektup yazıyordu geceleri..Ve telefonu fırlatıp atıp yüz yüze konuşmak istiyordu..

O gün anlamıştım ki işte BY HİTCH biz olmuştuk :)

Devam etti ardı ardına..Bir sevdadan diğerine zıplayan beynim yetişemedi kimseye..Herkes boğulmuştu o içimdeki denizlere..Ve bir gün asıl deniz ortaya çıkmıştı..

Kalbim..

İşte ben onda sevdim herşeyi,onda yaşadım sevmeyi..Ama o bana imkansızı seçmemi söylemişti..Ve seçtim imkansızı..Şimdi romantizm yok..Sadece hissettiklerimi yazma zamanı..

Konuyla ilgili yorumlar

Bir Cevap Yazın

anarschi.com © 2007-2011 | anarşik çocuk

Site içerisindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.

Powered-Designed and Fucked By Beyazıt K. :)

PS-CSS-WP-WODKA = Gene Gri V2 Teması