Sen diye başladığım cümlelerin sonu hiç gelmiyor bayım. Önce yutkunuyorum sonra bir yudum alıyorum aşk şarabından. Başlıyorum sana diye yazmaya…Korkularımız. Başından beri bizim korkularımız. Güvensizlik senin mi bizim mi bilemedim. Ama ben kendimi sana teslim etmişken, benim olmadığı da bir gerçek. Yağan kar bile örtemezken güvensizliğini, adayabilecek misin kendini bana. Bil(e)miyorum…
Geçmişin adım adım izlerken bizi, geleceğe ürkerek bakıyoruz. Ama bilmelisin ki bayım, tüm arsız duygulardan arınmış bir çift göz yolunu gözlüyor. Süslü ve afili sevgilere inat; saf sevgimle ihtiyacın olduğunda bir el uzağında bekliyor olacağım seni.
Belki biraz kırgın, belki biraz ürkeksin tıpkı benim gibi. Çok hızlı başladık belki de farkında olmadan. Girişi atlayarak direk gelişmeye bağladık sevdamızı. Ani frenlenmelerle sonuca ulaşacağımızdan korkuyorum/z. Her son masallardaki gibi bitmiyor. Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde iki sevgili varmış diye başlayıp, kötü kalpli cadı onları ayırmış diye bitmesini istemiyorum.
Senin aksine ben tüm geçmişi bir köşeye iterek teslimiyetimi kutluyorum. Bekliyorum/bekleyeceğim; tüm geçmişi unutup, benimle geleceğe adım atacağın günü. İşte o gün, güneş batmamak üzere doğacak bu kente.
Ve ben sevgili, güneşin olmaktan onur duyuyorum. Çıkar ilişkisine dayanan sevdalara rağmen, tüm kirli duygulardan arınarak safça sana teslim oluyorum bir Şubat gecesi.
Söyle sevgilim,Biz bunu hak etmedik mi?

"Senin aksine ben tüm geçmişi bir köşeye iterek teslimiyetimi kutluyorum. Bekliyorum/bekleyeceğim; tüm geçmişi unutup, benimle geleceğe adım atacağın günü. İşte o gün, güneş batmamak üzere doğacak bu kente.
Ve ben sevgili, güneşin olmaktan onur duyuyorum. Çıkar ilişkisine dayanan sevdalara rağmen, tüm kirli duygulardan arınarak safça sana teslim oluyorum bir Şubat gecesi. "
Demekki ortak nokta bu :) Herkes bir gün sevgilisinin geleceği günü hayal eder ve o umutla hayata bağlanır..
Gerçekten güzel bir yazıymış..Ama şöyle birşey var anlıyamadığım..Hem erkek seviyor,hem kız seviyorsa kavuşamamazlık neden? Misal karşı tarafında duyguları var ama bu gurur bu kin bu öfke ne diye? Bunun kime faydası var ki?
Yani iki kişi birbirine neden acı çektirsin ki canlarıdan çok severek? Bunun adı aşk değil de ne !!!
Aşk aslında biraz da kavuşamamaktır. Yani aşk engeli sever, hatta kendince engeller yaratır kendisine. Misal "seni seviyorum" der, sen de tabi bunu kaç kişiye daha söyledin ne anlamı var şimdi diye farklı bi çıkış yapabilirsin. Ulan seni seviyorum demiş işte napsın ötesi mi var? Neyini sorguluyosun sevgi sorgulanır mı diye bir çıkış daha yapabilirsin. Yani o an o sevgiyi paylaşmaktansa hep olumsuz bir şeyleri düşünürsün. Bırak sal kendini teslim et aşka olmaz. Abi bi de şu var lanet aşk acı çektirmese bu yazılar falan da filan da olmaz. Yani benim şurada dediğim bir şey var; "Eyy aşk iyi ki varsın! İyi ki canımı acıtıyorsun, iyi ki gelip gidiyosun!" Yoksa ne bu yazılar, ne de başka duygular vardı dedirtiyor.
Aslında ince bir nokta var; gururdan ve kinden değil.. Güvensizlikten bunlar… O kadar yalan ki sevgiler, gerçek aşklarda korkuyor bu yüzden. Lan ya biz de sahteysek… Geçmiş beceriyor, şimdiki zaman düzeltmeye çalışıyor..
"Ulan seni seviyorum demiş işte napsın ötesi mi var? Neyini sorguluyosun sevgi sorgulanır mı diye bir çıkış daha yapabilirsin. Yani o an o sevgiyi paylaşmaktansa hep olumsuz bir şeyleri düşünürsün. Bırak sal kendini teslim et aşka "
İşte budur yaw… Valla ağzından bal damlıyor.. Bu düşünceni tüm hem cinslerine aktarmak gerek :)
Aslında haklısın bi konuda güven baya önemli bişey..Fakat anlamadığım şu sevginin sahtesi olur mu ki? Yani tamam geyiğine veya piçliğine diyoruz "seni seviyorum" diye ama bunda ne geyik var ne de piçlik..Adam gibi gelip söylüyoruz..
Aşk acısı olmasa bugüne kadar yaptığım çok şey farklı olurdu belki de :) Yani lise sondayken kaptırdık bir sevdaya o zaman sevmesem şu an belki tıpta okuyor olabilirdim hadi onu da geçtim ben ilk sigaraya bir kızdan ayrıldığımda başladım..ilk içkiyi yine aynı şekilde içtim..
şimdi günde iki paket sigara içiyorum,her gün o kadar kelime sarfediyorum ve her gün damarlarımda ki alkol oranını düşürmüyorum..Bu lanet aşk adamın feleğini çeviriyor ya..
En güzeli aslında hiç sevmemek..Yani karşılık görsen bile bağlanmamak galiba..Ama bazen de öyle bir mutlu ediyor ki tadını hiçbirşey vermiyor :)
Hangi sevgiden bahsediyoruz Beyazcım? İki günde "seni seviyorum" deyip başka bir kızın kollarına giden erkeklerin sevgisinden mi? Yoksa adam gibi adamın sevgisinden mi? Yani sevgileri daha doğrusu bu sevgilerin sahiplerini de kategorilendirmek lazım.
Her şeyin sahtesi var, sevginin mi çakmasını üretemicez? Geri kalmayız bu konuda diğer toplumlardan canım :P
İşte "aşk" bazen öyle sıçıyor ki ağzımıza ağız dolusu küfürler ettiriyor sonra birden öyle bir şey yapıyor ki ulan aşk iyi ki varsın sen de olmasan dedirtiyor. Bu aşkta da var bi döneklik! :D
2 Günlük aşklardan bahsetmiyorum tabiki..Bir ömür belkide silinmeyecek ve her bir kelimesinde kuşkuyla "canım yanıcak mı" şüphesiyle duyduğum kelimelerin duygusundan bahsediyorum..
Aşkın bugünlerde çok fazla sahtesi çıktı..Toplumumuz olarak zaten çakma ürünler yapmaktan başka bir amacımız yok..Aşkın da sahtesi moda oldu..Belki söylemediğimiz sözler vardır gerçek aşkımızdan ama sahteleri direk söyler ve alırlar gerçek sevgimizi..
Diyor ya insanların yaptığı sahte aşklar gibi,sahte aşkın da yaptığı insanlar vardır diye..
Sahtesi de olsa bazen güzel ama ya :)
karşılıklı edebiyat yapınca sayfa bayaa uzamış ama güze :D karşılıklı olması ne de harika :D
Bir elin nesi var iki elin sesi var demiş atalarımız ne de güzel demiş :) Önceden duvara yazıyomuş gibi geliyordu şimdi tartışıcak,kavga çıkarıcak birisi oldu :) sevdim bu kızı hakketten :D demekki türümün tek son örneği ben değilmişim :)