Hepimizin günlük hayatta duyduğu bir konuyu ele almak istiyorum :) Bu şehir efsaneleri öyle bir durumdur ki öyle bir olay olmamasına rağmen halk tarafından uydurulmuş ve benimsenmiş..Dilden dile,yöreden yöreye zıplamış fakat o yöreye özgü biçimlenmiştir..
Günlük hayatta en çok karşılaştığım (bir erkek olarak) klasik lise mevzusudur..
Olay şudur : “Genelevin müdürü bizim lisenin müdürünü aramış ya siz bırakın yada biz bırakın” demiş..Bu şehir efsanesi daha doğrusu yalanı tüm liseler için geçerlidir :) Genel de o şehrin kaşarlarla dolu liseleri için söylense de her şehirde bütünleşmiş bazı liseler vardır :)
Öyle olaylardır ki bunlar dilden dile atlarken kimse çıkıpta demez ki “olm sen inanma bunlara” diye..
Bu şehir efsanelerini genellikle annem takip ettiği ve her sabah bana bunlardan bir tane anlatıp “Dikkat et” demesi üzerine yazıyorum :)
Öyle birşey ki bir şehirde dingilin birisi bir suç işler biriside gelir cezasını verir.Ama saolsun ayaklı gazetelerden dolaşa dolaşa olay şu şekilde olur “Gencin birisi gece evine gelirken arabayla önünü kesip kafasını kesip arabayı kaçırmışlar“..
Olaya bak :) Bu olay olmuş olabilir ama benim başıma da gelecek diye bir kural yok :)
Fakat bu şehir efsanelerinin en sevdiğim tarafı cemaat yurtlarında oluyor :) (Şimdi olm senin gibi alkoliğin cemaatte ne işi var derseniz 7 sene dersanelerinde okudum ve yurtlarında kaldım :D )
Gece saat 2-3 civarı belletmenler gider ve oda sizindir..Herkes sabah erken daha doğrusu sabah namazına kalkıcaklarını bildikleri için erkenden uyumaya çalışırlar..Fakat benim gibi gereksizler uyumadıkları için ortaya bir laf atar..
“Olm burada 2 sene önce gencin birisi gece uyurken cinleri görmüş” gibisinden salak saçma bir konudur..Fakat öyle birşeydir ki o sırada alt katta uyumaya hazırlanan çocuk bir anda o “cin” kelimesini duyar ve o geceki uykusundan olur :)
Şıracıya bozacı gerek hesabı hemen gereksizlerden biri daha atlar ve der ki “bende duydum..Hatta çocuk gece kendi kendisini boğmuş..Ama olayı kimseye anlatmamışlar..Benim abimlerle aynı dönemmiş o anlattı” der ve sohbet tamamen bir şehir efsanesine döner :)
Daha önce yazmıştım şu kantır şifresi konusunda da bahsettim genelde tüm türkiye genelinde benzerdir o şifreler diye..İşte bu şehir efsaneleri de Güzel ülkemizin her köşesinde dallanmış budaklanmıştır :)
Genelde bu şehir efsaneleri bir doğal felaketten sonra ortaya çıkar ve bilimden uzak halkımız için tam bir “şehir efsanesi” kaynağıdır..Özellikle depremlerden sonra kurgulanan şehir efsanelerini hepimiz duymuşuzdur..
İşte çocuğun birisine cinler yardım etmiş çocuk 5 gün enkaz altında kalmışmışta yada Askerin birisi Kuran-ı Kerim’i yırtmışta Gölcük depremi o yüzden olmuşta..Vs vs ..Bunlar ve benzeri şehir efsaneleri dilden dile ne yazık ki dolaşmaktadır :)
İşte bende sizin için birkaç komik şehir efsanesi daha doğrusu bildiğiniz ama tekrar hatırlamak istediğim o efsaneleri topladım :)
Gibisinden bir çok hikaye anlatılır :)
Tabi bunları mail adreslerimizden her gün okuruz..Son günlerde sanırsam popüler olan “Mimar Sinan” konulu mailler :) Öyle efsanelerdir ki forwardlayan forwardlayana :)
Bir zamanlar msn paralı olacakmış,daha sonra facebook gündeme gelince facebook paralı olacakmış gibisinden dolaşan şehir efsanesi mailleri,ardından bilmem ne matematik hocası adı altında dolaşan microsoft para dağıtıyormuş şehir efsanelerini çoğumuz okumuşuzdur :)
O değil de merak ettiğim şey bu efsanelere inanan var mı aranızda? Varsa söylesin valla dalga geçmiycem :)

Çok uzun bir yazı sınava gitmem gerekli Beyaz kardeşim, ama şu cemaat yurtlarındaki olay a katılıyorum. Orda kaldım gelince devam edicem :)
yukardaki yazan arkadaşı (ibrahimi) cinler kaçırmış. 4gündür gelmesini bekliyoruz. dediklerine göre gelen maili 10 kişiye yollamamış.