Zaman Akıp Giderken

705 gün önce Beyazıt tarafından yazılmıştır.
anasayfa
anasayfa
anasayfa

Odam’a yeni saat asmış annem..Duvar da kocaman arkasında Mustafa Kemal Atatürk’ün yukarıya baktığı bir portreli..Altında 1881 Sonsuza dek yazıyor..

Üstünde ise akreple yelkovan yarışıyorlar adeta..Hiç pes etmiyorlar..Bazen dursun istiyorum durduralım tüm saatleri..Bi gün gitmeyelim işlere kalsın herşey..Hiç birşey yapmayalım diyorum..

Ya bir gün çekelim şu saatlerin pillerini ve ayna karşısına geçip o kadar geçen zamanı dinleyelim ne dersiniz?

24 Saat..Ne kaybediriz bu kadar geçen 24 saatin önemsiz olduğunu bilirken bir 24 saat harcamaktan?

NLP Romanlarında yazar ya böyle şeyler genelde bakmayın kişisel gelişim filan değil amacım sadece hayatı yaşadığımızı farketmek..

Bazen bir aşk uğruna veya bir hayal uğruna dalıp gidiyoruz..Hani derler ya bir gül uğruna ayağınızla ezdiğiniz papatyaları görün diye..Aynen öyle işte..Bu sefer gülü değil o ayağımızla ezdiğimiz papatyaları düşünelim..

Bırakın geleceği,hayalleri herşeyi..İşinizi,gücünüzü,telefonunuzu..Atın bir köşeye çekin kendinizi izdivaça..Sorun kendinize ben naptım diye?

Az önce kapattım ışıkları..Film izliyordum..Film bitti siyah bi ekran çıktı karşıma..Kalkmaya erindim 2.partı açmak için ve oturdum kendimle sohbet etmeye..

Bugüne kadar hep veryansın yaptım..Sitem ettim aşka da sevgiyede..Kendimi ölmek için aşka bir kurban sandım..Korkum yoktu ölümden..Ama canım acıyordu işte..

Düşündüm kendi kendime..Neden?? Neden senin sahip olduğun bir duygu sana bu kadar zarar veriyor diye?

Ya bu aşkı biz yaratmadık mı? Biz sevmedik mi onu..Hadi diyelim ki o karaktersizin,şerefsizin teki..Biz de mi öyleyiz? Hadi açalım telefonu küfür edelim ana avrat..Seni de aşkını da …. diyerek..Ne geçicek elimize ki? Yada söylemesek..

Bu aşk iradesi güçlü olanlar için aslında çok basit birşeymiş..Ve tek yanıldığımız nokta beynimizi değil de kalbimizi dinlediğimizmiş..Ben hep derdim kızlara..Kalbim hazırda seni sevmeye beynim hazır mı bilmiyorum diye..

Aslında kafamızı toplayıp (içmeden) düşünelim bi..Harbiden kapatın kapıları,camları herşeyi..Bir dakika düşünün ya..Aşk beni neden bu kadar yıpratıyorsun diye?

Koyuyorum tartıya onlarla kendi sevgimi..Değermiydi diyorum? Evet güzeldi..Güzel günlerdi ama neden bu kadar diyetini çektik ki diyorum?

Bir ses içimden “sen sevmesini bilmiyorsun ki” diyor..Ve sinirlenip küfür ediyorum o sese..Hadi lan oradan..O zaman neden bu kadar bitkiniz? Neden bu kadar hayattan koptuk..Ve hayat akıp giderken niye kaçmak istiyoruz diyorum..Cevap gelmiyor kalbimden..

Misal diyorum..Bu kadar yazı yazdım..Kimin için? Ezgi için mi? Veya elif için mi? Hayır diyor kalbim bağırarak..Sen içinde büyüttüğün o sahipsiz aşk için yazıyorsun..

Soruyorum kendime.Şimdi çıksam ne değişicek? Veya telefonda yazsa “aşkımm seni çok seviyorum” diye..Mutlu mu olucaksın beyaz?

Oradan alışkanlığım bağırıyor..Benim yüzümden diye..Kes sesini lan ! deyip susturuyorum onu..

Aslında onun da suçu var..Neden geceleri mal mal bakıyor gözlerim telefona? Neden? Ondan önce nasıl uyuyordum ben? Yok ama alıştırdın sen geceleri sabaha kadar mesajlaşmaları ve dertlerimizi paylaşmayı..

Bir taraftan gururum bağırıyor..Bırak olm uğraşma diye..Ona da bağırıyorum kes sesini diye..Evet o da suçlu..Karşıma kumdan değil de çelikten kaleler koydu..Aslında gidebilirdim..Veya hiç yoktan birşeyler yapabilirdim..Ama istemedi o..Yapmadım..

Pişmanlık da alıyor sözünü..Keşke diyor..Bir sinirlerim konuşuyor bugün galiba..Ona da kızıyorum..Keşke demiycektim ben bu hayatta diyorum..Ve demiyorum keşke diye..

Belki de yalan söylüyorumdur keşke sevmiyorum demişimdir..

Gücüm sessiz çekilmiş orada oturuyor..Soruyorum..Ya güç sen niye birşey demiyorsun? Bakıyorum sarılmışlar yorgunlukla bize karışma dercesine..

Şerefim ve haysiyetim bağırıyor orada..Beyaz çok düşürdün be kendini..Neden diyorum? Niçin?

Bir sevgi uğruna değermiydi bunlar diyor..O kızlar senin elini sallasan elisi dediğin kızlar değilmiydi diyor?

Evet diyorum..Onlar benim elimi sallasam ellisi dediğim kızlardı..Hatta öyle bişeydi ki ilk teklifim de dalga geçtiğim biriydi..Umrumda bile değildi diyorum..Hatta şu anda bile değil ama neden diyorum?

Susuyorlar..Cevap veremiyorlar..Bakıyorum bir duygum yok ortalıkta..Diyorum mutluluk nerede? Çekip gitti buradan diyorlar..Neden diyorum? O aşkı zindana attığın için küstü sana diyorlar..

Ya diyorum yaşama sevincim..Nerede? Nerede o duygum diye bağırıyorum o gözlerimi kapattığım da gördüğüm uçsuz bucaksız dünyaya..

Arkanda diyorlar..

Arkamı dönüyorum..Yaşama sevincim el uzatıyor bana..Hadi diyor beyaz..Hadi bırak hepsini gel..Kalmasın aşkta,mutlulukta..Biz yaparız yeniden diyor..

Ya nolucak diyorum aşka? Nereden bulucaz diyorum..

Sen zindandaki aşka ölüm emrini verdiğin gün o mutlulukta ölecek” diyorlar..

İçim acırsa diyorum..Acıma duygum sırıtıyor oradan..Öyle bir acıtırım ki içtikçe daha çok anlarsın diyor..

Kalbim bağırıyor oradan…Hayır öldürme onu diyor..O senin..O sensiz yapamaz diyor..

Beynim o zaman biz yokuz artık diyor..Mutluluğu bulmanda yardım edemeyiz diyorlar..Şerefim ve haysiyetim arkasını dönüp gitmeye başlıyor…

Bağırıyorum “Durun…” diye..

Gücüm uzatıyor hançeri..Ellerinde sevgim..

Hepsi diyorlar “sapla hançeri kurtulalım“..

Dürüstlüğüm,özgüvenim bekliyorlar yanımda..Diyorum siz ne diyorsunuz?

Biz sen ne edersen onu yaparız..Elçiye zeval olmaz diyorlar..

Yalan bağırıyor oradan..Gel yalan söyliyelim diyor..Sevmiyorum de al gururunu,haysiyetini ama biz sevelim diyor..

Kaçıralım sevgiyi buralardan diyor..

Bakıp yalana gülüyorum..Ve bağırıyorum apandisimden dışarı çıkma diye..

Ve beynim kararı veriyor..

“Kesin başını”…

Bir hükümdar gibi dönüp gidiyor arkasını..Vicdanım ve hayallerim ses çıkartamıyorlar hükümdara..

Aşk oracıkta ölüyor..Kanlarını bir mason gibi alınlarına çalıyor diğer duygularım..

Arkadan bağırıyor şerefim,haysiyetim zafer bizim diye..Biz kazandık diyor piçlik duygularım..

Hormonlarım “Sonunda..” diyor..Gözlerim fal taşı gibi açılıyor..

Ve hükümdarım bağırıyor…

Bir savaşta asla yenen olmaz” diye..

Tüm duygularım sessizce dağılıyor..

————

Bir ses bağırarak uzaklardan geliyor…”Mutluluğun cesedini bulduk” diye..Birden bakıyor hükümdarım arkasına..

Neredeymiş” diyor..

Bir adada kulübede bulduk cesedini..O kadar güzeldi ki orası…Sanki bir cennet bahçesi gibiydi..Ama hiç kimse yoktu orada diyor..

Ve cebinde bir kağıt bulduk diyor..

Hükümdar içinden okuyor o kağıdı..

Ve şöyle yazıyor..

“Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi
Efkar mektubudur aşkın sözsüz okunur
Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur
Varsın eller gönül yarası kapanır sansın
Kabuğun altında sevgili sen kanayansın”

—-

Her zaman her filmde iyiler kazanmaz belkide..

Konuyla ilgili yorumlar

“Zaman Akıp Giderken” için 0 cevap

  1. t.uĞba! diyor ki:

    Nefes almadan okudum. Bu zamana kadar okuduğum en iyi hatta en mükemmel yazındı diyebilirim canım. Gerçekten sorgulamalar, taramalar, cevaplar o kadar gerçekti ki "sustum". Yazmalısın hep…

  2. Ahmet diyor ki:

    Gerçekten süper yazmıssın. Tebrik etmemek elde değil

Bir Cevap Yazın

anarschi.com © 2007-2011 | anarşik çocuk

Site içerisindeki içerikler izinsiz kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.

Powered-Designed and Fucked By Beyazıt K. :)

PS-CSS-WP-WODKA = Gene Gri V2 Teması